<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Gencelazig.com - Yazılar için özet akışı..</title><link>http://www.gencelazig.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>gencelazig@gencelazig.com</webMaster><copyright>2oo6-2o10 © Copyright </copyright><language>tr-TR</language><item><title>Süleyman Hilmi Tunahan'ın Hayatı</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-13-suleyman_hilmi_tunahan_in_hayati.html</link><description>SüLEYMâN HILMI TUNAHAN; Son devir din âlim ve velîlerinden. Adi Süleymân Hilmi, soyadi Tunahan'dir. Babasi zamânin müderrislerinden Hâfiz Osman Efendidir. Soyu Fâtih SultanMehmed Hanin Tuna Hani olarak tâyin ettigi ve kendi kiz kardesi ile evlendirdigi Idris Beye dayanmaktadir. 1888 (H.1306) senesinde Silistre'nin Ferhatlar köyünde dogdu. 1959 (H.1379) senesinde Istanbul'da vefât etti.Karacaahmed Kabristanindadir. Babasi Osman Efendi tahsîlini Istanbul'da tamamladiktan sonra Silistre'ye giderek meshvveeucirc;r Satirli Medresesinde yillarca müderrislik yapti. Ilim ehli ve fazîlet sâhibi bir âileden dünyâya gelen SüleymânHilmi Tunahan, ilk tahsîlini Silistre Rüsdiyesinde ve Silistre Satirli Medresesinde yapti. Bilâhare tahsîlini tamamlamak için Istanbul'a gelerek Sahn-i Semân (Fâtih) Medresesine kaydoldu. Fâtih dersiâmlarindan ve o devrin meshvveeucirc;r âlimlerinden Bafrali Ahmed Hamdi Efendi (BüyükHamdi Efendi)nin ders halkasina devâm etti. Zamânin usvveeucirc;lüne göre aklî ve naklî i...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 2</category><pubDate>09.Tem.2010 01:15:26</pubDate></item><item><title>Bediüzzaman Said Nursi'nin Hayatı</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-12-bediuzzaman_said_nursi_nin_hayati.html</link><description> Bediüzzaman Said Nursi Hayatı ResimliBediüzzaman Said Nursi,1873 te Bitlis in Hizan ilçesine bağlı İsparit nahiyesinin Nurs köyünde doğdu. Babasının adı Mirza,annesinin Nuriyedir.Ağabeyi Molla Abdullah'ın ilim tahsil etmesinin kendisine kazandırdığı itibara imrenerek 9 yaşında Tağ köyünde Muhammet Emin Efendi'nin medresesinde(alttaki resim) öğrenime başladıysa da çok geçmeden Nurs'a döndü ve haftada bir gün gelen ağabeyinden temel bilgileri öğrenmekle tahsilini devam ettirdi. öğreniminin en verimli safhası, 15 yaşındayken 1888'de Muhammet celalî'den ders aldığı üç aylık devredir. O zattan Molla Cami'den nihayete kadar, ortalama on yılda okutulan bütün metinleri üç ayda okuyup diploma aldı. Kitaplardan sadece anahtar bilgileri öğreniyordu.alet ilimlerini kapsayan bu öğrenimin ardından,sıcaktan kavrulmuş toprağın suyu yutması gibi temel ilimlere yöneldi. Usvveeucirc;l'den Cem'ül-cevâmi, Kelâm'dan Şerhül-Mevâkıf gibi ağır metinlerden günde ortalama iki yüz sayfalık bir kısmı anlayarak ok...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 0</category><pubDate>09.Tem.2010 01:08:47</pubDate></item><item><title>Şifalı Bitkiler 2</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-11-sifali_bitkiler_2.html</link><description> Badem (prunus amygdalus) : Gülgillerden bir çeşit ağacın yemişidir. Meyvesi ancak çağla halindeyken yenir. Olgunlaştıktan sonra, sert kabukla kaplı olan içi yenir. Hekimlikte kullanılan kısmı da burasıdır. Başlıca 2 çeşidi vardır.- Acıbadem - TatlıbademFaydası : Badem, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin zayıf düşmemesini sağlar. Sütle içilirse mideyi kuvvetlendirir. Kabızlığı giderir. Nekahat devresini kısaltır. Böbrek mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir. Bronşit, boğaz ağrısı, anjin, boğaz yanması ve akciğer hastalıklarında faydalıdır. Bademyağı kabızlığı giderir. Egzama ve kaşıntıların verdiği rahatsızlıkları azaltır. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardım eder. Kulak ağrılarını dindirir. Yumurtayla karıştırılıp da, basur memelerine sürülecek olursa, ağrı ve yanmaları giderir.Bakla (ful) : Baklagillerden hazmı kolay ve besleyici bir bitkidir. Ev ilaçlarında çiçekleri kullanılır. Bir çeşidi o...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 27</category><pubDate>08.Mar.2010 19:59:10</pubDate></item><item><title>ERTUGRUL GAZI (1188 - 1281)</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-10-ertugrul_gazi_1188_1281.html</link><description>Kod : KopyalaKod : Kopyala Uç beyi olarak hüküm sürmüstür. Hükümranlik süresi Osmanogullari'nin en uzunudur. Babasi Gündüz Alp,annesi Hayme Ana (Haymana)dir.Babasinin ölümü üzerine Ertugrul Bey babasinin yerine geçti. Ailesinin bir kismi Ahlat'ta kaldi. Malazgirt Meydan Savasi'ndan sonra Kayi Boyu'nun bir kismi Ankara'nin batisindaki Karacadag yöresine yerlestirilmislerdir. Yassiçemen meydan muharebesinde Selçuklu Sultani Alaaddin Keykubat lehine yararliklar gösterdi. Selçuklu Sultani, Kayi Beyi'ne Bizans sinirinda 1000 kilometrekarelik bir topragi Bizans'a karsi siniri savunmak ve ileriye götürmek göreviyle verdi.13.asir ortalarinda Ankara'nin batisindan göç edip Sögüt ve Domaniç'i ele geçiren Ertugrul Bey idaresindeki Kayi asireti,400 çadir halkindan olusuyordu.Bugünkü Kütahya-Bursa-Bilecik illerinin sinirlarinin birlestigi bölgedeki topraklari beyligine “yurt” tuttu.Sögüt Kasabasi'nin fethinden sonra beylik merkezini Sögüt'e tasidi. ölümünde Bizans'tan yaptigi fetihlerle topraklarin...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 19</category><pubDate>26.Şub.2010 02:12:12</pubDate></item><item><title>HZ. ADEM (S.A.)</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-9-hz_adem_s_a.html</link><description>Hz. Adem , yeryüzünde ilk insan ve ilk peygamber, bütün insanlarin babasi'dir.Cesitli memleketlerden getirilen topraklari melekler su ile camur yapip, insan sekline koydular. Mekke ile Taif arasinda 40 yil yatip salsal oldu. Yani pismis gibi kurudu. önce Muhammed aleyhisselamin nuru alnina kondu. Sonra Muharrem'in onuncu Cuma günü ruh verildi. Her seyin ismi ve faydasi kendisine bildirildi. Boyu ve yasi kesin olarak bildirilmedi. Allahü tealanin emri ile bütün melekler, Adem'e secde etti, ama Iblis (seytan) kibirlenip, bu emre karsi geldi ve secde etmedi : vveelaquo; Hani biz meleklere (ve cinlere): Adem'e secde edin , demistik. Iblis haric hepsi secde ettiler. O yüz cevirdi ve büyüklük tasladi, böylece kafirlerden oldu vveeraquo;(Bakara, 34) . Hz. Adem 40 yasinda Firdevs adindaki Cennet'e götürüldü. Cennet'de yahut daha önce Mekke disinda uyurken, sol kaburga kemiginden Hz. Havva yaratildi. Allahü teala onlari birbirine nikah etti. Yasak edilen agactan unutarak ve Iblis'in oyununa gel...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 20</category><pubDate>26.Şub.2010 02:08:01</pubDate></item><item><title>ZEKAT</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-8-zekat.html</link><description>Zekâtİslam' ın beş şartından biri olan zekât; mali bir ibadettir, hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır. Zekât, malın belirli bir bölümünü müslüman olan fakire vermek demektir. Zekâtı verme zamanı gelince geciktirilmeden yerine getirilmesi gerekir.özürsüz olarak zekatını geciktiren günahkar olur. Zekâtın Farz Olmasının ŞartlarıBir kimsenin zekât vermekle mükellef olması için, kendisinde ve sahip olduğu malda bir takım şartların bulunması gerekir. Mal Sahibinde Bulunması Gereken Şartlar 1. Müslüman olmak. . 2. Erginlik çağına gelmiş olmak. 3. Akıllı olmak. 4. Hür olmak. 5. Malının tutarı kadar borcu olmamak veya borcu çıktıktan sonra, kalan malı nisap miktarından az olmamak. Müslüman olmayanların, erginlik çağına gelmemiş çocukların (Şafiilere göre çocukların ve delilerin mallarından da zekât verilmesi gerekir. Bu görevi velileri yerine getirir.) Deliler ve hürriyet i elinde olmayan kölelerin zekât vermeleri farz değildir. Elinde nisap miktarı veya daha fazla malı olduğu halde malı k...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 12</category><pubDate>26.Şub.2010 01:59:49</pubDate></item><item><title>ORUÇ</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-7-oruc.html</link><description>Oruçİslam'ın beş esasından biri de Ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, niyet ederek tan yerinin ağarmaya başlamasından (yani imsak vaktinden) itibaren güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve cinsi ilişkiden uzak durmak suretiyle yerine getirilen bir ibadettir. Oruç, bizi dünyada kötülüklerden sakındıran, ahirette cehennem ateşinden koruyan ve günahlarımızın bağışlanmasına vesile olan önemli bir ibadettir. Peygamberimiz şu müjdeyi veriyor: Kim inanarak ve mükafatını Allah'tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları bağışlanır.Buhari,Savm,7 Orucun Faydaları Biz orucu herhangi bir menfaat düşüncesi ile değil,yalnız Allah'ın emrini yerine getirmek ve onun rızasını kazanmak için tutarız. Oruç, bu niyetle tutulduğu takdirde makbul olur. Ancak, Allah'ın her emrinde olduğu gibi oruç ibadetinde de birçok hikmetler, bizim için maddi ve manevi pek çok faydalar vardır. Biz orucu Allah rızası için tutmakla beraber, bize sağladığı faydalan da bilmek ve değerlendirmek durumundayız. Or...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 6</category><pubDate>26.Şub.2010 01:58:20</pubDate></item><item><title>NAMAZ</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-6-namaz.html</link><description>Namaz Vakitleri Günde beş farz namaz vardır. Bunlar; sabah, öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarıdır. Bunların her birinin belirli vakitleri vardır. Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor: Şüphesiz namaz, mü'minler üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır. Her namazın kendi vaktinde kılınması şarttır. Vakti girmeden önce bir namazı kılmak caiz olmadığı gibi, meşru bir özür olmaksızın namazı vaktinden sonraya bırakmak da büyük günahtır. Sabah Namazının Vakti: Sabaha karşı tan yerinin ağarmaya başlamasından itibaren güneşin doğuşuna kadar olan zamandır. Doğu tarafında ufkun üzerinde yayılan aydınlığa gerçek aydınlık anlamına gelen fe cr-i sadık denir. Sabah namazının vakti, işte bu aydınlığın ufuk üzerinde yayılması ile girmiş olur. Oruç için imsak vakti de bu zamandır. Bu aydınlıktan önce ufuk üzerinde dikey olarak görülüp daha sonra kaybolan aydınlığa yalancı aydınlık anlamında fecr- i kazip denilmektedir. Beliren bu aydınlık yerine, tekrar karanlık gelip sabahın girdiğini göstermediğ...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 10</category><pubDate>26.Şub.2010 01:55:49</pubDate></item><item><title>İSLAM</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-5-islam.html</link><description>iMAN VE İSLAM'IN SARTLARI İslâm dininde Yüce Allah'a, meleklere, Allah'ın kitablarına, peygamberlere, ahiret gününe, kaza ve kadere iman etmek esastır. Bunları bilip kabullenmek imanın temel şartıdır. Onun için imanın şartları altıdır, denilir. Bu şartlar müslümanlıkla kesinlikle mevcut esaslardır. Bunlara, inanılması zorunlu din ilkeleri denir. Bunlara inanmak mecburiyeti vardır. Bunları doğrulamadıkça iman gerçekleşemez. Bunlardan herhangi birini inkâr etmek - Allah korusun- İnsanı hemen dinden çıkarır. Biz bu imanımızı Amentü billâhi... sözlerini okumakla daima açıklıyor ve isbat ediyoruz. Bu sözleri okuyan şöyle demiş oluyor. Ben Yüce Alllah'a, O'nun meleklerine, O'nun kitablarına, O'nun peygamberlerine, ahiret gününe, kaderin (iyi ve kötü her şeyin yaratılışı) Allah'dan olduğuna inandım. öldükten sonra dirilip mahşerde (hesab yerinde) toplanmak hakdır ve gerçektir. Şahidlik ederim ki, Allah'dan başka İlâh yoktur ve yine şahidlik ederim ki, Hazret-i Muhammed (sallallahu aleyhi ve s...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 13</category><pubDate>26.Şub.2010 01:54:14</pubDate></item><item><title>Esmâ-Ül Hüsnâ (Allah'ın İsimleri)</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-4-esmâ_ul_husnâ_allah_in_isimleri.html</link><description>Esmâ-ül Hüsnâ, Allah'ın güzel isimleri demektir. Bir âyet-i kerîmede: En güzel isimler O'nundur (Allah'ındır) (el-Haşr, 24) buyurulmaktadır. Diğer bir âyette de; en güzel isimlerin Allah'a ait olduğu belirtildikten sonra, bu isimlerle dua edilmesi tavsiye olunmaktadır (el-A'râf, 180). Allah'ın isimleri tevkifîdir. Yâni, Allah hakkında ancak âyet ve hadîslerde zikri geçen ve söylenmesine izin verilmiş olan isimler kullanılabilir. Rastgele isim izafe edilemez. Esmâ-ül Husnâ ile ilgili olarak Buhârî ve Müslim'de: Allah'ın 99 ismi vardır. Kim bunları ezberlerse (îman eder ve ezbere sayarsa) Cennete girer buyurulmuştur. Tirmizî, İbn-i Hibban ve Hâkim'in bu konudaki rivâyeti ise, şöyledir: Kim bunları (Esmâ-ül Husnâ'yı) mânâlarını anlayarak sayar, bunlarla Allah'ı zikrederse Cennete girer. Şâh-ı Nakşıbend Hz.leri bu hadîsle ilgili olarak buyurur ki: Bu hadîs-i şerîfteki Ahsâ kelimesinin bir mânası, saymaktır. Diğer bir mânası ise, bu ism-i şerîfleri öğrenip bilmektir. Bir mânası da, bu esmâ-...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 13</category><pubDate>26.Şub.2010 01:51:51</pubDate></item><item><title>Hz.Muhammed'in (SAV) Hayatı</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-3-hz_muhammed_in_sav_hayati.html</link><description>Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke'de doğdu. 40 yaşında Peygamber oldu. 23 yıllık Peygamberlik hayâtının 13 yılı Mekke'de, 10 yılı da Medine'de geçti. Medine'de 63 yaşında vefât etti. Bu sebeple: Hz. Muhammed (s.a.s.) 'in hayâtı (571-632): a) Peygamberliğinden önceki Hayâtı (571-610), b) Peygamberlik Devri (610-632) olmak üzere iki kısma ayrılır. Peygamberlik devri de: a) Mekke devri (610-622) b) Medine devri (622-632) olarak iki döneme ayrılır. Bu sebeple Siyer ve İslâm Târihi ile ilgili kitaplarda, Rasvveeucirc;lullah (s.a.s.)'in hayâtı, Peygamberlikten (Bi'setten) öncesi ve Peygamberlik devri diye iki devreye ayrılarak incelenmiştir. Peygamberlikten önceki hayatını da: 1- çocukluk devresi (8 yaşına kadar olan süre), 2- Gençlik çağı (8-25 yaşına kadar olan devre), 3- Evlilik dönemi (25-40 yaşı arasındaki devre) olmak üzere genellikle üç bölüme ayırmışlardır. Peygamber olduktan sonra, Mekke Devrinde geçen olayları incelerken, târihbaşı olarak, Peygamberliğin (Nübüvvetin) l. 2. veya 5 inci yı...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 14</category><pubDate>26.Şub.2010 01:47:39</pubDate></item><item><title>Şifalı Bitkiler 1</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-2-sifali_bitkiler_1.html</link><description> Abdestbozanotu (pimpinella saxisfrage) : Gülgillerden; siyah ve yeşil boya çıkartılan bir bitkidir. Rutubetli yerlerde yetişir. Boyu 70 santimetre kadardır. Kökü akıcıdır. Faydası : Mideyi kuvvetlendirir. Göğüs ağrılarını dindirir. Ateşi düşürür. Boğmaca, öksürük ve baş ağrılarını keser. Vücuda dinçlik verir. Balgam ve ter söker. Burun kanamalarını keser. Bademcik şişlerini indirir. Mide yanması ve bağırsak gazlarını giderir. çıbanın olgunlaşmasına yardım eder. Acıağaç (kuvasya ağacı) : Sedefotugillerden; 2-3 metre boyunda küçük bir bitkidir. İnce kabuklarının üzerinde sarı benekler vardır. çiçekleri kırmızıdır. Sıcak ülkelerde yetişir. Bu ülkelerde acı ağaç kabuklarından yapılan kaplardan su içenlerin kuvvetleneceğine inanılır. Hekimlikte ; kökü, kabuğu ve odunu kullanılır. Etkili maddesi Quassinedir. çok acıdır. Faydası : İştah açar, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Tükürük ifrazatını arttırır. Mide, bağırsak, karaciğer ve böbreklerin çalışmasını düzenler. Böbrek sancılarını kese...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 14</category><pubDate>21.Şub.2010 18:16:59</pubDate></item><item><title>Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul'un Fethi</title><link>http://www.gencelazig.com/yazilar-goster-1-fatih_sultan_mehmet_ve_istanbul_un_fethi.html</link><description>İSTANBUL'UN FETHİ İstanbul'un Fethi, 29 Mayıs 1453'te, şehri günlerdir kuşatan Osmanlı ordusunun, şimdi İstanbul olarak bilinen, o zamanki adıyla Konstantinopolis (Constantinople) şehrini Sultan II. Mehmed Han'ın komutanlığında fethetmesidir.Bu fetihten sonra Osmanlı Devleti İmparatorluk olmuş, henüz 21 yaşında olan Sultan II. Mehmed, fatih unvanını da alarak Fatih Sultan Mehmed olarak anılmaya başlanmıştır. Tarihteki en önemli devletlerden olan Doğu Roma İmparatorluğu böylelikle sona ermiştir.İstanbul Fetih edildikten sonra Orta çağ kapanmış ve 1789 Fransız ihtilali'ne kadar sürecek olan Yeni çağ başlamıştır.Tarih: 2 Nisan - 29 Mayıs 1453Yer: İstanbul (Bizans dönemi ismi: Constantinople)Sonuç: Osmanlı'lar İstanbul'u ele geçirdi, Bizans İmparatorluğu yıkıldı. II. Mehmed, Fatih (fetheden) ilan edildi.Bizans İmparatorluğu kumandanı: XI KonstantinOsmanlı kumandanı: Fatih Sultan Mehmed (İkinci Mehmet)script src='http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js' type='text/javascript...</description><author>gencelazig</author><category>Okunma: 47</category><pubDate>20.Ara.2009 02:32:41</pubDate></item></channel></rss>